2 Nisan 2010 Cuma

HEPİMİZ SİNDRELLA MIYIZ, YOKSA?..

Kaç kadın gece 12.00’den sonra tek başına sokağa çıkmaya cesaret ediyor? Çıkabilenler neler yaşıyor? Çıkmak zorunda kalanlar başları önlerinde, hızlı adımlarla neyin telaşı ve korkusunu atmaya çalışıyorlar hızlı çarpan yüreklerinden...

Kadına karşı şiddet ev içi ve iş dışında sokaklarda da sürüyor. Sokaklar sadece geceleri değil gündüzleri de tehlikeli kadınlar için. Ama kadınların sokağa çıkma cesaretleri her geçen gün azalıyor ve kadın eve hapsoluyor.

Sadece laf atma ya da fiziksel cinsel taciz değil, kadın son dönemin kap-kaç, darp ve tecavüz mağduru... Hal böyle olunca kadın en güvenli olduğunu düşündüğü yerde, evinde oturuyor ve sokağa çıkmak onun için tehlikeden başka bir şeyi ifade etmiyor. Ancak birçok ev de kadın için sokak kadar tehlikeli bir hal aldı.

“BİR KADININ GECE VAKTİ SOKAKTA TEK BAŞINA NE İŞİ VAR?!”
Aile içi şiddet, kadının sağlık hakkı, iş yaşamında kadının yaşadığı sorunlar, seçme ve seçilme hakkının gerçek anlamda kullanımı, ekonomik haklar derken kadının yaşamın her alanında zorlu bir mücadele verdiğini gözlemliyoruz. Ancak giderek alışılagelen bir hale dönüşen “bir kadının akşam vakti tek başına sokakta ne işi var” öğretisi adeta başta ailedeki kadınlar tarafından yetişen kız çocuklarına empoze ediliyor ve belki de kadın kendince bir önlem alıyor. Ancak atlanan en önemli nokta tehlikeyi yaratan unsurların sokakta kadın olmasa da var olması. Önlemler alınmazsa eve kapanan kadın da güvende olmayacak ve kadın en önemli hakkı olan “yaşam hakkı”ndan sürekli feragat edecek.

8 MART GECESİ TÜNEL MEYDANINDA KADINLAR VARDI AMA...
Bu yıl, 6 Mart'ta Kadıköy'de yapılan 8 Mart mitingi ve 8 Mart Pazartesi akşamı, Taksim Meydanı'ndan Galatasaray'a kadar yapılan geleneksel feminist gece yürüyüşü, hiç olmadığı kadar coşkulu oldu. Özellikle kadınların gece vakti tünel meydanında hep birlikte dans ederek eğlenmesi bir çeşit “meydan okumaydı”. Tek başına ele alınamayan özgürlük toplu olarak bir geceliğine elde edildi. Toplu halde eğlenen kadın grubuna kimse rahatsızlık veremedi.

Ama bu sevindirici tören sadece bir günlüktü. Ertesi gece aynı yerde tek başına bir kadın yine koşturuyordu, kadın olduğunu topuğuna değil parmak ucuna basarak ve saçlarını montunun başlığına gizleyerek acilen çağırılan bir taksiyle örtpas etmekten başka çaresi de yoktu...

Tüm 8 Mart kutlamalarının yılın diğer günleri de ciddiye alınması dileklerimizle...

Yasemin Yılmaz Özcan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu gadget'ta bir hata oluştu